Teknoloji

Kısaca özetlemek gerekirse;

Ekosu aparatı oluştrduğu manyetik alan perdesi ile, buradan geçen sudaki kirecin fiziksel yapısını değiştirir. Şekilde görüldüğü gibi sudaki kireç, iğne uçlu, cidarlara ve tüm yüzeylere tutunma özelliğine sahip kalsit kristalleri şeklinde iken, aparatın bulunduğunu noktadan geçerken küresel, iğne uçları olmayan, dolayısıyla yüzeylere tutunamayan, molekül boyutu da daha küçük olan aragonit kristallerine dönüşmektedir. Bu yapısıyla kireç zararsız hale gelmiştir. Tesisat cidarlarına, makine parçalarına, çamaşırlara, bulaşıklara, armatür, batarya ve evyelere, ve hatta saçınıza, vücudunuza dahi tutunamadan su ile birlikte taşınır ve atılır.

Aynı zamanda manyetize suyun yüzey gerilimi düşer, çözücülüğü artar. Çözücülüğü artan suyun temizleme özelliği de artar, deterjan, sabun, şampuan gibi kimyasalların köpürme oranı artar. Bu sayede daha az deterjan ile daha fazla çamaşır, bulaşık yıkanabilir, daha iyi temizlik sağlanır. Çamaşırlardaki sertleşme, grileşme ve sararmalar, bulaşıklardaki su lekeleri ve izler ortadan kalkar. Makinelerinizin, kombinizin rezistansları, ısı değiştiricileri kireçlenmez, böylelikle arızalar önlenmiş, kireç tabakası nedeniyle fazladan sarfedilen elektrik geri kazanılmış olur.

Faydaları;

- Tesisatınızı kireçten ve tıkanmalardan korur.
- Makinelerinizi kireç kaynaklı arızalardan korur.
- Elektrik ve yakıt tasarrufu sağlar.
- Suyunuzun temizleme özelliğini artırır.
- Kireç önleyici kimyasal kullanımını tamamen ortadan kaldırır.
- Deterjan, yumuşatıcı, parlatıcı, sabun, şampuan gibi temizlik malzemelerinden tasarruf sağlar.
- Sudaki mineral çözünürlüğünü artırır.

Avantajları; 

- Tesisatta veya ekipmanda hiçbir tadilat gerektirmeden monte edilir.
- Alet ve ustalık gerektirmeden, herkes tarafından 2 dakika içerisinde monte edilebilir.
- Bakım, onarım, takviye gerektirmez.
- Elektrik ve kimyasal sarfetmez.
- Kullanım ömrü sınırsızdır.
- Nakledilebilir, tekrar tekrar monte edilebilir.
- Suyun geçtiği her yerde kullanılabilir.
- Fiyatları çok uygundur ve ödediğiniz bedeli kısa sürede geri kazandırır.

Bu teknolojiyi mühendislik dili ile anlatmak gerekirse;

EKOSU aparatları manyetik alan etkisi ile kireç kristallerinin fiziksel şeklini değiştirerek yüzeylere tutunma özelliğini kaybettirir. Yukarıdaki şekilde gördüğünüz gibi sudaki kireç KALSİT kristalleri halinde iken iğne yapılı bir şekildedir. BU iğne yapılı kristaller boru cidarlarında, makina rezistanslarında, çamaşırlarda, bulaşıklarda, saçlarınızda ve cildinizdeki mikro ölçülerdeki gözeneklere dahi saplanarak zamala birikme yaparlar ve tabaka haline gelirler. Oysa EKOSU aparatının manyetik alanından geçen kireç kristalleri ARAGONİT halindedir ve bu küresel şekildeki kristaller hiçbir yüzeye tutunamazlar akan su ile sürüklenerek ortamdan uzaklaşırlar.. Böylece kireçlenme olayı ortadan kalkmış olur. Buna ilave olarak manyetize suyu yüzey gerilimi ve fiziksel sertliği de düşer. Suyunuz yumuşadığında temizleme özelliği artar, daha az deterjan ve yumuşatıcıyla eskisinden daha iyi sonuçlar alabilirsiniz. Kireç çözücüyü ise tamamen unutun.

EKOSU aparatının en önemli faydası kireçlenmeyi ortadan kaldırması, kireç çözücü kimyasallara yapılan masraflardan sizi kurtarması ve kireç tabakası nedeniyle yaşanan ısı kayıplarını da azaltarak enerji tasarrufu sağlamanıza yardımcı olmasıdır. Ayrıca bahçe ve tarım alanlarında EKOSU kullandığınızda,bitki kökleri kireçle kaplanmıyacağından topraktan suyu daha rahat alır ve ekosu ile sudaki minerallerin çözünürlüğü arttığından toprak ve bitki kökleri tarafından emilimleri artar. Bu da mahsul veriminin artmasını sağlar. Tabii sulama tesisatlarınızın tıkanmaması için kireçten korunması da diğer bir önemli noktadır. Referanslarımız arasında tarım arazileri ve seralarında EKOSU sistemini kullanan kuruluşları görebilirsiniz.

Fabrikalarda su ile çalışan makine ve proseslerde, su ile soğutulan ekipmanlarda EKOSU kullanılması faydalıdır. Soğutma veriminin artması, ısı değiştiricilerde kireçlenmenin neden olduğu ısı kayıplarının en aza indirilmesi, makinelerin kireçten korunması bu faydalar arasındadır. Referans uygulamalarımız arasında EKOSU sisteminden faydalanan önde gelen sanayi kuruluşlarını görebilirsiniz.

Daha detaylı teknik bilgi için lütfen okumaya devam ediniz;

Toprak içindeki su akışı dünyanın doğal magnetik alanından etkilenir. Ve etraftaki kayalardan potansiyeli daha yüksektir. Böylece, tuz ve şekerin bir bardak su da erimesi benzeri kireç taşını ve mineral tuzları (Kalsiyum ve mağnezyum) eriterek çekici bir güç oluşturur. Unutmamalıyız ki bu minerallerin biyolojik yaşamın temelini oluşturan bütün organizmaların metabolizmasında önemli rolü vardır. Toprakta eriyen bu mineraller sırayla borulara, tesisatlara ve su techizatlarına taşınır. Sudan daha yüksek potansiyele sahip olan bu metaller çekildiklerinde, oturan ve kayaya benzer formlara biriken (kristalize olurlar) diğer mineralleri kendilerine çekerler. Eritilebilir kalsiyum bi karbonat (CaHCO3) daha az hidrojenli erimesi zor kalsiyum karbonata (CaCO3) dönüştüğünde elde edilen sonuç iki kat daha zararlıdır. Çünkü su bu yararlı mineralleri kaybeder ve biriken çökelti su tesisatını tahrip eder. CO3 bileşeninin aşırı derecedeki negatifliğinden dolayı kalsiyum karbonat molekülünün net yükü negatiftir. Bu da onun ve suyun arasında birkaç çekici güçlerin oluşmasına yol açar. (İşlenmemiş suda her zaman erimemiş karbonat mevcuttur.)

Taş oluşması suyla ilgili teknolojik işlemlerde yer alan başlıca problemlerden biridir. (ısıtma, soğutma, ısı değişimi, buharlaşma,yoğunlaşma gibi) Bu da suyun sıcaklığının arttırıldığındaki CO2 kaybının oluşmasından dolayı, kristalin presipitat (crystalline precipitate) tarafından tesisata ve teçhizata önemli ölçüde zarar verilir. Kalsiyum ve magnezyum tuzlarından oluşan kristaller kalsit (calcite) in sert yüzeye bağlı daha hidrojenli yapıdan oluşmasından dolayı temizlenmesi zor ve güçlü olan termal izolatörleri oluştururlar. Kireç oluşması meselenin yalnızca bir tarafıdır: Su ısıtmak için gereksiz yere enerji tüketimi (%8-10 enerji kaybı), kireç-metal elektrolizinden dolayı oluşan paslanma, ısıtıcı parçalarının duvarlarının aşırı derecede ısınması, boruların tıkanması, temizleyici kimyasallara harcanan para, fırçalama ve kirletilmiş çevre gibi daha çok sorunlarla karşılaşılır. Bundan dolayı EKOSU®’yun kullanılmasını öneriyoruz. Ve insanlara onun faydalarını öğretmeyi görev edindik.

Toprak suyu, katyon (pozitif) ve anyon (negatif) gibi çevresinde bulunan elektron kabuklarının artışına sebep olan kirlenmiş binlerce parçacıkları ve mikroelementleri barındırır.’Temiz’ su polar bir sıvıdır (su molekülünün bir parçası pozitif, diğer parçası ise negatif yüklüdür, ama net elektrik yükü negatiftir) Böylece, küçük bir mıknatıs (dipol) olan su molekülünün magnetik(veya elektrik) alanını, dışarıdan uyguladığınız başka bir magnetik alanın kutbuna göre, molekülü daha negatif veya pozitif potansiyele sahip kılarak etkileyebilirsiniz.

Güney (South Pole) kutbunun, genişleyen pozitif alan etkisi sıvıları daha yüksek eritilebilir duruma getirir. Bu pozitif alan oluşmuş bütün mineralleri hidrojenleştirir. Aynı magnetik moleküler dinamik şartlar altında, Pozitif kutup petrol kuyularında ve transmisyon hatlarında oluşan parafinleri de birbirinden ayırır. Böyle Güney kutbu tarafından etkilenmiş değişiklikler, yüksek hidratasyon, çözünürlük ve seçici iyonizasyona yol açarak sıvıyı fiziksel ve yapısal olarak değiştirir, su molekülünün agregasyonunu(bir araya gelmesi) ve kristalizasyonunu etkiler. Su solüsyonundaki iyonların hareketi oldukça hızlıdır. Bu da sıvı akışını kolaylaştırır, flokulasyunu arttırır (daha büyük parçacıklar oluşur, yumuşatıcı solüsyonunun elektromotif gücü %99.9 verimliliğe ulaşır)

Kuzey(North Pole) kutbunun negatif olarak daraltan alan etkisi sıvılar üzerinde diametrik olarak tam bir ters etki yaratır. Aynı zamanda, mineralleri ve parafinleri bir araya getirir ve yüzeydeki gerilmeyi arttırır. Çökelme ve ayrılmada kullanılır. Elektronun yönlendirmesindeki böyle bir değişiklik yüksek hidratasyonu oluşturan su moleküllerinin bir araya gelmesiyle oluşturdukları kristalizasyonunu etkiler(sıvıyı fiziksel ve yapısal olarak değiştirir) Ve su solüsyonundaki iyonların hareketi oldukça hızlanır. Ve dahası, sıvı akışı kolaylaşır (zarları ve filtreleri verimli bir şekilde doymuşluğa ulaştırır), flokülasyon artar (molekül büyür, daha iyi filtrelenir, solüsyonun elektromotif gücü %99.9 artar) EKOSU® ‘yun çok güçlü magnetik alanı uygulanarak, toprak altında meydana gelen doğal oluşum taklit edilir (bu gücün değerini anlamak için ,RWE-S’in iki yarımını toplamaya çalışın)

Sıvıdaki moleküller, kendi elektrik net yüklerinde doğal olarak hafif uyuşmazlıkta olduğundan, tamamen rasgele biçimdedir. Dıştan etki eden gücün net yüküne bağlı olarak, polar bedenler olan bu moleküller magnetik etkiye karşı kendilerine has bir şekilde tepki gösterirler. Örneğin, pozitif yükler sıvıyı fiziksel olarak şöyle yönlendirirler: Moleküllerin negatif kutupları magnetik kaynağa en yakın bulunurlar (ters yükler çeker, aynılar iter). Direk dıştan etki eden magnetik gücün etkisinde kaldıktan sonra rasgele sıralanan moleküllerin ,düzenli matris şeklindeki moleküllere dönüşünü gerçekleştirir; ters net yüklü moleküller kaynağa en yakın olurlar, aynı net yüklüler ise en uzak olurlar. Net yükler dıştan etki eden magnetik güçle güçlendirilerek eşitlenirken, güçlendirilmiş ve magnetize olmuş moleküller, küçük mıknatıslar gibi, aynı hizaya girerler. Polarization, düzensiz sıvı veya gaz moleküllerini eşit yüklü ve aynı sıraya dizilmiş sıvıya dönüştürmek demektir.

Magnetik Güney Kutup alanının (South Pole) etkisi altında kalan elektronun yörüngesi sıklaşır. H2O molekülünde oksijenle, oksijenin elektronlarını paylaşarak bağlanan hidrojenler oksijen atomuna daha da yakınlaşır. Bu da bağ uzunluklarını değiştirir ve bağ açıları, üçgen şeklindeki yapılarından daha çok linear(çizgi) olan şekillere dönüşürler. Magnetize olmuş ‘linear’ durumundaki pozitif yüklü hidrojenler (H), negatif yüklü oksijeni kaplamaya başlarlar. Bu ‘kaplama’ magnetize olmamış su molekülünün net negatif yükünü, magnetize olmuş net pozitif yüke dönüştürür. Böylece, karbonat moleküllerinin toplanarak kristalizasyon yapmaları engellenir. Bu aynı zamanda, mevcut kristalin(crystalline) yapılarını çözmeye de yarar (karbonat molekülünün su molekülüne karşı gerçek bir magnetik çekim gücü oluşturarak).

Su moleküllerinin Te rasgele şekli daha düzenli olan biçime dönüştürülür. Sıvının paramsgnetik özellikleri çözülmüş maddenin daha çok miktarda girişini sağlar. Açıkça görüldüğü gibi, Magnetik Tedavi (etki) karbondioksitin yüksek sıcaklık dereceli suda, çözülmüş halde kalmasını sağlar. Kalsiyum karbonat, yeniden kalsiyum bikarbonata dönüşür. Karbondioksitin arttırılmış çözünürlüğü ile pH derecesi düşer ve bu da aragonit oluşturur (aragonite-kalsit kristalin’in yüksek hidratasyonundan elde edilen hafifçe hidratize edilmiş hali) Aragonit, mekanik olarak boşaltılmak üzere ‘colloidal’ süspansiyonda hazır beklemektedir (içme suyunda kullanılmak üzere) Bu aragonit bileşimi daha da koyulaşabilir. Kalsiyum ve magnezyum gibi birikmiş katyonlar diğer tamamlayıcı parçacıklarla (anyaon) iyonik küme şeklinde suda birleşirler ve su akımına karışırlar.

Magnetik alan suyun potansiyelini arttırır (elektromotif güç) ve bu olay basit bir voltaj testiyle ispatlanabilir ( LED’li voltmetre kullanın ,mV’ları EKOSU® tesisatından önce ve sonra hesaplayın, soğuk su musluğunda veya evin girişine yerleştiriniz) ,yani,-0.5 mV ile 1.0 mV arasında bir değişim gözlemlenir. EKOSU® ‘la ise ortalama 1.5 mV artışı elde edilir. Şunu unutmamamız gerekir ki,diğer bi- ve multi-polar sistemlerde mV artışı hiç yoktur veya çok azdır.

EKOSU® ‘ın sudaki çalışması matematiksel olarak şöyle ispat edilebilir: Diyelim ki, H2O’nun net negatif yükü, -300 mV ve çelik boru elektrik olarak nötrdür, 0. Böylece, 0(büyük)-300 mV olur ve tabakalaşmaya başlayacak sudaki molekülleri kendilerine çekmeye başlarlar. Diyelim ki, Ca=-350mV ve Mg=-400mVdir ve böylece 0(büyük)-300(büyük)-350 (büyük) -400 olur. Şimdi ise EKOSU® ‘YU kuralım. Onun güçlü magnetik alanı +310mV. Yukarıdaki denklem şöyle değişir: H2O=-300mV(önce)+310mV(EKOSUYLA)=10mV, Ca=-350mV+310mV(EKOSUYLA)=-40Mv, Mg=-400Mv+310mV (EKOSUYLA®)=-90Mv…(+10 (büyük) 0(büyük)-40(büyük)-90) Ve böylece bu işlem matematiksel olarak gösterilmiş oldu. Artık suyun elektrik yükü daha da arttı, bütün moleküller suya çekildi ve borunun duvarlarında tabakalaşma artık oluşmaz.

Sıvı akışı üzerinde bir hayli etkisi olan bir magnetik alan oluşturarak, düzenli moleküllerin hareketinden dolayı değişken elektrik yüklerinin magnetik momentleri kısmen birikir. Duvarlarda, hızına bağlı kalarak periodik bir şekilde anafor yapan akımlar magnetik mikro alanlar oluşturur (Totmen Szlichting dalgaları) Deneyler gösteriyor ki, magnetize olmuş bir konteyner su, aradan bir sene geçmesine rağmen hala magnetik bir özellik taşır, ama magnetize olmuş sıvı veya gazlar birkaç ay durgun kaldıktan sonra magnetik etkisini kaybederler.

Tesisatta dolaşan su (oksijen:-2 yüklü) paslanmaya yol açan negatif yüke sahiptir. Magnetik alan ise havaya (oksijene) pozitif bir yük kazandırarak, paslanmanın oluşmasını engeller (boru şabakesi ve hava arasında potansiyel bir fark oluşturulur ve bu da sistemi paslanmaktan korur) Elektrolit paslanması suda serbest halde bulunan hidrojen H+(asitli sıvılarda) ve hidroksil OH-(alkalin sıvılarda) iyonlarının bağlanmasıyla durdurulur. Bu da sıvının pH değerini düşürür. Bu sonuç nötr haldeki sıvıyı elektrostatik olarak pozitif hale dönüştürmeyle elde edilir, ama,yüksek elektron voltajı, serbest iyonların moleküler seviyede sıvıya aniden bağlanmasını sağlar. Paslanma oluşturacak başka hiçbir serbest iyon kalmadığından,borular temizlenir.

EKOSU® sürekli olarak çalışır. Bunun kanıtı sadece laboratuvarlarda değildir. Fiziksel etkilerine bakarsak, yumuşatıcılarda kullanılan tuzda tasarruf sağlar. Ayrıca elektrikten yaptığı tasarruf da az değildir. Bundan başka, borularınız ve tesisatlarınız temiz kalır…

Normalde, stabilizasyon süreci (stabilization period) evlerde 1-6 ay ve ticari tesisatlarda 2-12 hafta sürer. Ama bu süre, kullanılan boruların türüne, içinde oluşan kireç seviyesine ve metal içeriğine göre değişebilir. Moleküllerin sıvıdan geçerken tutuldukları vibrasyonel depolarizasyondan dolayı (vibrational depolarization), bu düzensiz moleküller EKOSU® ‘dan yaklaşık 50 mt uzakta bulunarak kendi ”magnetik hafıza” etkisini korurlar ve oradan tabakalaşmış taşların kimyasal bağlarını destabilize ederek mevcut tuzları ortadan kaldırırlar. Böylece boru şebekesini asitlik ve elektrolit paslanmanın oluşmasından korumuş olurlar. Daha da uzun boru sistemlerinde ise EKOSU® her 50 m. de bir yerleştirilmesi gerekir. Endüstriyel tesisatlarda debiye bağlı olarak bu mesafe 250 m. ye kadar çıkabilmektedir.

”Potansiyel Hidrojen” ‘in kısaltılmış hali olan suyun pH seviyesi, sudaki alkalin ve asit dengesini gösterir. Matematiksel olarak, solüsyondaki hidrojen (H+) ve Hidroksil(OH-)’in toplamına eşittir. H+ seviyesi yükseldikçe (OH- düşer) solüsyon asitleşir yani pH değeri düşer. Ama H+ seviyesi düştüğü zaman (OH- yükselir) solüsyon bazlaşmış olur ve pH değeri yükselir. pH değeri 0 (maksimum asitlik) ile 14 (maksimum alkalinlik) arasında değişir. H+ ve OH- ‘nin eşit seviyeleri solüsyonun nötr olduğunu gösterir. pH değeri 7′dir. EKOSU® suyun pH seviyesini 6.8 (ideal) -7.1 arasında tutma özelliğine sahiptir. Ama şunu da unutmamamız gerekir ki, aşırı yüksek asitli su tamamen stabilize edilemez. EKOSU® toplam iyonik içeriğini hızlandırarak asitlik sıvıyı bazlaşmaya bazlı sıvıyı da asitleşmeye zorlar. Oluşan pH değeri sürekli aynıdır. Dıştan gelebilecek herhangi bir şeyden etkilenmez. Bu olayın yüzme havuzlarındaki suyun arıtılmasında içtiğimiz suda ve suyun sanayi de kullanılışında önemi çok büyüktür.

Suyun kimyasal özelliğini değiştirmeden EKOSU® suyun yüzeysel gerilmesini düşürür, pH değerini nötralize eder, daha fazla oksijenin suda çözülmesini sağlar ve suyun sertliğini azaltır. Kimyasal açıdan bakıldığında su hala serttir, çünkü su daha kimyasal özelliklerini korumaktadır. EKOSU® yalnızca suyun fiziksel özelliklerini değiştirir. Genelde görülen şey şu ki, EKOSU® suya ne bir şey ekler ne de sudan bir şey eksiltir. EKOSU® ‘sız haldeki su, eğer 100 gram kalsiyumla borulara girerse sadece dışarıya sadece 80 gram kalsiyumla çıkar. Boruda kalan kalsiyum miktarı ise kireç oluşturmaya başlar. Ama EKOSU® ile birlikte 100 kalsiyumla giren su dışarıya yine 100 gram kalsiyumla çıkar. Suyun yumuşaklığı onun yüzeysel gerilmesine bağlıdır. Sert suyun sahip olduğu yüzeysel gerilmesinin 71 dyne/cm2 , EKOSU® alanına tutulduktan sonra ise 62 dyne/cm2′ ye düştüğü gözlendi. Kısaca EKOSU® teknolojisi sert suyu yumuşak suya çevirir. Bundan dolayı yumuşatıcı kimyasallarını kullanmanıza gerek yok. Ve dahası ortaya çıkan yumuşak su tüketim için sağlıklı ve güvenilirdir.